Tapınak Şovalyeleri ve Mitoloji

Gorgon Terapi Merkezi ile yaptığım görüşme sırasında Medusa Girişimi adında bir derneğin kimliği belirsiz hasta ile görüşmeye çalıştığını öğrendim. Sanırım Medusa ve Perseus lafları buradan aklıma takıldı. Mitolojideki en etkileyici konulardan birinin Perseus ve Medusa arasındaki savaş olduğunu duymuşsunuzdur. Bazı ezoterik kaynaklarda bu savaşın hiçbir zaman bitmediği, hatta günümüze kadar geldiği anlatılır. Belgeler, gezegenlerin belli bir konuma gelmesi ile başlayan bir dizi olaydan sonra bu savaşı temsil eden karakterlerin ortaya çıktığını ve aralarında büyük bir mücadelenin gerçekleştiğini söylüyor. Tarihte gördüğümüz birçok olayın bu savaş ile bağlantılı olabileceğini düşünen araştırmalar var. Bu araştırmaların önemli bir kısmı Tapınak şövalyelerinin gizli arşivlerinde saklanıyor. Eğer bu tezim doğruysa binlerce yıldır süren Medusa-Perseus çatışması bir gün tekrar ortaya çıkacaktır.

İnsanlar çılgın gibi Tapınakçıları düşünüyor, okuyor ve araştırıyor. Bu ilgi patlaması çok ani oldu. Haberim bile olmadan benim de tıpkı bir Tapınak Şövalyesi gibi beynim yıkanmış olabilir mi?

Aslında bu sözleri ederken yazıyı okuyanları biraz olsun meraklandırmak istiyorum. Amacım sadece bir benzetimde bulunmak. Tapınakçılar ezoterik yöntemlere sahip, gizli yönleri de olan bir örgüttü. Tüm gizli örgütler gibi amaç ve bilgi birikimlerini üyelerine yavaş yavaş verdiler. Bir önceki kuşağın bilgileri ve fikirleri yeni üyelere derece derece aşılandı.

Bir Tapınakçı’nın zihni zorla ya da baskıyla eski Tapınakçıların bilgileriyle doldurulur ve eski amaçlar yeni Tapınakçılara benimsetilirdi. Bu tarz ezoterik örgütler uzun süren varlıklarını bu “sisteme” borçludurlar.

Tapınakçıların hala yaşadığını iddia edenler var. Bilirsiniz. Ya da Tapınakçılardan çok daha eski bazı örgütlerin aynı kadim yöntemleri binlerce yıldır uyguladıkları savlarını mutlaka duymuşsunuzdur.

İnsan Zihninin Programlanması yazımın hatırlanmasını istiyorum. Eğer günümüze kadar gelebilmiş böylesi bir kadim örgüt varsa daha ileri de gidiyor ve zihin programlama yöntemlerini çok daha ileri derecelerde uyguluyor olabilir.

Bu durum bazı şeyleri çok daha iyi açıklardı. Hiç farkında olmadan bizi sürükleyip götüren bazı itkilerin ve sebebini merak etmeye bile cesaret edemediğimiz yönlendirmelerin kaynaklarını aydınlatmanın zamanı gelmiş olabilir.

Ekranda gördüğümüz ürünler karşısında ağzımızı sulandıran şey sadece reklamın gücü olmayabilir.

Comments (View)
blog comments powered by Disqus

GÖNDERİLME TARİHİ :19.02.2009